19/8/2008 - arsivimden buldugum bir yazı :)
 Sanal sapkınlık: Bastırılmış ‘gerçek kişilikler’in ‘sahte kimlikler’le ortaya çıkışı
Teknolojik gelişmelerin hayatımız için bulunmaz bir nimet olduğu bu dönemde, bir çok yanlış da hayatımıza bu yolla girmeye başladı. Bunların en başta gelen ve aile kurumunu en çok tehdit edeni ise, sanal ilişkiler! Sanala bahaneler Sanal ilişkiler, utangaçlık, sıkıntı, ruhsal sorunlar, eşle işlerin yolunda gitmemesi, aradığı gerçek mutluluğu bulamama, önce merak edip başlayıp, sonra kendine hakim olamama, kendi görüntüsünü beğenmeyip aşağılık kompleksi yaşayarak sanal ortamı tercih etme gibi, onlarca bahanenin arkasına saklanmış bir sapıklık eğilimidir. Bahanesi her ne olursa olsun, tamamen fantezilerden oluşan, gerçekle bağlantısı olmayan, kendini karşısındaki kişiyi tatmin edecek bir “obje” haline getirici son derece çirkin bir durumdur. Sanal âlemde kimler var? Kadın-erkek, eğitimli-eğitimsiz, evli-bekâr, yaşlı-genç hatta çoluk çocuk birbirlerini hiç tanımadan sanal ortamda rast gele bulunabilmekte ve bir süre sohbetten sonra yanlış ilişkilere başlayabilmektedir. Bir çoğu farklı bir kimliğe bürünüp kendi gerçek kişiliğini sakladığı için, ekran başında rahat rahat bir şeyler yaşamaktadır. Gerçek hayatta uymak zorunda oldukları ahlâk kurallarını, gelenekleri tamamıyla göz ardı edip, sosyal hayatta bastırdıkları davranışları açığa çıkararak, yani “gerçek kişilikleri”, ama “sahte kimlikleri” ile aklınıza gelecek her türlü ilişki düzeyini yaşayabilmektedirler. Başlangıçta kişilere hoş gelen bu durum, zaman içinde psikolojilerinin bozulmasına sebep olmaktadır. Yapılan davranış, dengeli olmadığı için, ilerleyen zamanlarda “suçluluk duygusu” ortaya çıkarmaktadır. Çünkü kişi tanımadığı biriyle hayatıyla ilgili çok fazla mahrem konu paylaşmakta, hatta bir süre sonra ilişkilerin boyutları inanılmaz düzeylere varabilmektedir. Ancak bilgisayar başında ki herkes için geçerli korkunç bir ihtimal vardır: Belki de karşılarındaki kendi kız kardeşidir. İşte bu belirsizlik duygusu kişiyi son derece huzursuz etmekte ve öz saygısını azaltarak kişinin kendisinden nefret etmesine sebep olmaktadır. Çünkü ne kadar sanal olursa olsun yapılan şey illegal bir ilişkidir. Ayrıca bu sanal kimlikli, sanal durum kişilikte iç çatışmalar doğurmaktadır. Ahlâkî kaidelere dikkat eden davranışlarıyla toplumda takdir gören nice “hanımefendinin/beyefendinin” adres defterindeki onlarca kadınla/erkekle saatlerce (üstelikte % 90 eşinden/ anne- babasından habersiz) sohbet etmesi ne kadar ahlâkî bir davranış olabilir ki? Bunun için, sanal âlemde her saniye bozulmakta olan ruh sağlığınız da bir süre sonra hayatınızı çekilmez hale getirmeye başlamadan, lütfen hayatınızın kontrolünü elinize alın ve bu alışkanlıktan sıyrılmaya çalışın. Bağımlılık yapan bu duruma karşı tek başınıza irade koyamıyorsanız, çevrenizdekilerden yardım isteyin. Ayrıca psikologların da terapi konularına giren sanal yaşantı için, gerekiyorsa, mutlaka bir uzmandan da destek alın. Daha kimler var kimler: Kadınlar, erkekler ve şeytan da çevrim içi “Ama sesimiz gitmiyor, hem ben kamera açmıyorum, sadece sohbet ediyoruz” diye dursun savunma mekanizmalarınız. Gerçek şu ki, sesiniz tuşlara indiğinde karşıda kimin olduğu ve kime ne dendiği çok önemli. Şunu da belirtelim ki, bu sanal durum da gerçekte bir aldatmadır. Çünkü, aldatmak, aldatılmak dediğimiz durum önce beyinde başlayan bir durumdur. Sonra bazıları sanal âlemde kalır, bazıları gerçeğe akar gider. Tabiî ki, kişi de tek bir şey yoksa: Sağlam bir kişilikle desteklenmiş, sapasağlam bir inanç. O yüzden, eğer internet başında bir sapkın davranış sergiliyorsanız, kişiliğinizi ve inancınızı bir gözden geçirmelisiniz. Çünkü sanal olsun, hayâl olsun, gerçek olsun şeytan gittiğiniz her yerde yanınız da, hem de tam yanı başınızdadır. Her zaman çevrim içidir ve sizin vereceğiniz bir fırsatı kollamaktadır. Bu teknolojiyi doğru amaçlarla kullananlar için sözümüz meclisten dışarı olmakla birlikte şunu da hatırlatmakta yarar var: Sanal âlemde karşınızdakiler sizin kim olduğunuzu bilemeyebilir, ancak her şeyin bilindiği bir mekâna gittiğimizde perdeler açılacak ve bütün kimlikler ortaya çıkacaktır. O yüzden hiçbir zaman yalnız kalmadığınızı ve her halinizin ahirette kapalı gişe izlenecek bir film olduğunu unutmayın!
not: sanal alemde "seni seviyorum" diyene asla inanmayın ya gecici hevestir ya egosunu tatmin ediyordur yada zaman geçirmek için bir araçtır hepsi bundan ibaret bana güvenin. "seni seviyorum" cümlesi okadar basit değildir anlamını bilmeyen okadar çok kişi varki sanal insanlar sıpsevdi olurlar bu gun seninle yarın bi baskasıyla...
çünki gerçek sevgiyi asla bilemezler "bildiklerini sanırlar"
|